DİJİTAL ÇAĞDA DİPLOMASİ

ÖNSÖZ

İçinde bulunduğumuz karmaşıklık çağında, ne jeopolitika, ne de teknolojik devrim dünyamıza barış, istikrar ve kalkınma getirecektir. Bununla birlikte bunlar, bariz bir şekilde uluslararası yaşamın gerçekleridir. Aktif veya dondurulmuş çeşitli ihtilaflar, potansiyel parlama noktaları, mevcut uluslararası örgütlere ve kurallara olan inancın uğradığı erozyon, aşırılık ve ayrımcılığın artması büyük hasara yol açmakta, insanların toplu olarak yerlerinden edilmesini de içeren insani felaketler meydana getirmekte ve toplumların sürdürülebilir kalkınmasını sekteye uğratmaktadır. Tüm bunlar, dijital teknolojiler ve onları elde etme yarışı tarafından belirlenen, çok büyük bir ekonomik, sosyal ve potansiyel olarak siyasi bir dönüşümle insanlığın karşı karşıya olduğu bir zamanda gerçekleşmiştir. Yeni bir küresel sistemin yeniden tanımlandığı bir dönemde, diplomasinin daha önce hiç bu kadar geçerli olduğu görülmemiştir. Çünkü mevcut ihtilaflar ve sınamalar kendiliğinden kaybolmayacaktır. Yeni bir gidişat, bir makine tarafından kodlanmayacaktır. Diplomasi, her iki açıdan da anahtar görevi görecektir. Diplomasi, dijital dönüşüm taleplerine mutlaka uyum sağlamalıdır ve yeni tehlikelerle yüzleşirken aynı zamanda yeni imkânları kullanmada yetkin olmalıdır. Bununla birlikte diplomasi, bu zamana kadar taşıdığı genlerin aynısını taşımaya devam etmek ve insanların yüzlerce yıllık tecrübesinin ürünü olan özellikleri yansıtmak durumunda kalacaktır.

Birinci Antalya Diplomasi Forumu, siyasi liderleri, düşünce liderlerini, ekonomi liderlerini ve sosyal liderleri bir araya getiren hibrit formatı sayesinde, tüm değişimleri ve süreklilikleri ile birlikte, çağımızın diplomasi ile ilgili bazı sıcak gündem maddelerine ve bunların nasıl çözümleneceğine odaklanacaktır.

DİJİTAL ÇAĞDA SAVAŞ VE BARIŞ

Bu dönüşüm döneminde, bölgesel hassasiyetlerin ve çatışmaların yanı sıra büyük güç çekişmeleri, sorunları ağırlaştırmada birbirlerini karşılıklı olarak kuvvetlendirmektedir.

Bugünün tehditlerinin çoğu, savaş ve barış arasındaki gri bölgeden kaynaklanmaktadır. Siber saldırılar, hibrit savaş, bilgi kirliliği ve asimetrik tehditlerle birlikte siber saldırılar, mevcut manzarayı daha da karmaşık hale getirmektedir.

Öngörülemezlik ve karmaşıklık, tehdit çeşitliliğini arttırmaktadır.

Söz konusu koşullar, sağlam bir diplomasi ve eşgüdümlü eylem gerektirmektedir.

Küresel barışa ilişkin güncel sınamalar nelerdir? Barış ve güvenlik paradigmasında teknolojinin rolü nedir? Diplomasi dijital çağda nasıl hüküm sürer? Bu oturum, savaş, ihtilaf ve barışın farklı boyutlarına ilişkin olarak bu sorularla birlikte diğer soruları da ele alacaktır.

MÜLTECİLER VE GÖÇMENLER: ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ İHTİYACI

İnsanların hareketlilik hızı ile hareket halindeki insanların sayısı eşi görülmemiş bir seviyeye yükseliyor. Göç, insanlık kadar eski olsa da; günümüzde, özellikle yakın zamanda gerçekleşen küresel göç dalgalarının doğurduğu etkiler hakkında hararetli bir tartışma mevcuttur. Mülteciler, yerinden edilmiş insanlar ve düzensiz göçmenler bu tartışmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Kimileri göçün, çeşitliliği ve buna bağlı olarak uyumu, verimliliği ve sürdürülebilir kalkınma süreçlerine olan katkıyı arttırdığını savunurken; kimileri de göçü ve göçmen hareketlerini, göç alan ülkenin kültürü ve ekonomisine karşı bir tehdit olarak görmektedir. İkinci görüşü destekleyenler genellikle düzensiz göçmenlerin ve mültecilerin olumsuz etkileri üzerinde durmaktadır. Çoğu zaman, düzensiz göçmen ve mülteci hareketleri göç alan ülke için büyük bir sorun olarak görülmektedir. Bu bakımdan, ihtiyacı olan insanların güvenliğini sağlamak ve göçü etkili bir biçimde yönetmek arasında hassas bir denge mevcuttur. Dolayısıyla, göç dalgaları uluslararası toplumun tamamı tarafından kolektif olarak ele alınmalıdır.

Bu oturum, göç alan ve göç veren ülkeler için ne anlama geldiğini daha iyi anlamak için göç ve mülteci sorunlarına kapsamlı bir bakış açısıyla bakmayı ve tutarlı yaklaşımlar bulmak için uluslararası işbirliğini daha da geliştirmenin yollarını ve araçlarını araştırmayı amaçlamaktadır.

DİJİTAL GELECEĞİMİZİN SEYRİ

(Atlantik Konseyi’nin işbirliğiyle)

Yönetişim, Esneklik ve Birlikte Yaşamın Geleceği: Teknolojiler Toplumları Bir Araya mı Getirecek - Yoksa Ayrıştıracak mı?

Tüm dünyada büyük teknolojik ve sosyal değişimlerin yaşandığı bir süreçten geçiyoruz. Bu teknolojiler çok büyük ekonomik fayda sağlamanın yanı sıra, dünya genelinde hem yeni çatışma biçimlerinin, hem de emsalsiz bir bireysel güçlenmenin temelini oluşturmaktadırlar. Devletler, bu çatışmanın giderek küreselleşmesiyle birlikte, bilişim ve bağlantısallık teknolojilerinin, diplomatik ilişkiler başta olmak üzere, devlet yönetimi araçları üzerindeki etkisiyle mücadele etmelidirler. Yeni nesil küresel liderler, bu dijital yol ayrımına yaklaşırken, güvenli dijital ekonomiye ve devletlerarası ilişkilere yönelik tehditler ile başa çıkmak için nasıl çalışabilirler?

Atlantik Konseyi Türkiye Programı, GeoTech Merkezi ve Siber Devlet Yönetimi Girişimi tarafından düzenlenen bu oturum, süregelen dijital dönüşümün olası diplomatik sonuçlarını araştıracaktır.

TERÖRLE MÜCADELE

Barış ve istikrar artık sadece Devletler arasındaki barışçıl ilişkilerle sınırlı değildir. Terörizm bu bağlamda çok ciddi bir sınama olarak ortaya çıkmıştır. Terörizm, sınır tanımaz ve belirli bir gruba, ulusa, dine veya ırka atfedilemez. Sürekli değişim gösteren doğası göz önüne alındığında, terörle mücadele, uluslararası koordinasyon, tamamlayıcı çabalar ve küresel ölçekte değişmez bir kararlılık gerektirir. Bu oturumda, küresel toplumda olası iş birliği yollarını keşfetmeyi hedeflenmektedir.

AŞIRICILIĞIN VE AYRIMCI HAREKETLERİN YÜKSELİŞİ

Popülizm ve aşırıcılık gitgide daha çok ilgi görmektedir ve bunlar artık marjinal trendler olmaktan çıkmıştır. Bu hareketlerin söylemleri, toplumun her bir kesiminin refahını tehlikeye atmaktadır. Bu durum, yabancı ve Müslüman düşmanlığının artışı ile daha da ağır bir hale gelmektedir. Her aşamada teyakkuzda olmak gereklidir. Bu olgular ve onların üstesinden gelme yolları daha geniş bir bakış açısıyla ele alınmalıdır. Bu oturumda, temel nedenlere ve çözümlere ilişkin sorular yöneltilecek ve bunlar cevaplanacaktır.

BÖLGESEL KRİZLER/ORTA DOĞU

Orta Doğu’nun; dayanıklılık, işbirliği, bağlantısallık ve katılımdan ziyade, kırılganlıklar, ambargolar, ablukalar, yaptırımlar ve yapay bölünmeler ile anılmasına devam edilmektedir. İktidar boşluklarının meydana geldiği, vekâlet savaşlarının çoğaldığı, jeopolitik denklemlerin ve yeni sınır çizgilerinin tekrar tekrar şekillendiği bir bölgedir. Bu oturumda, bahsi geçen eğilimleri tersine çevirerek bölgedeki barışı, istikrarı ve refahı artırmak için çeşitli seçeneklerin araştırılmasını hedeflenmektedir. Askeri yaklaşımların rağbet kazandığı bu dönemde, diplomasiyi ön plana çıkaracaktır.

BÖLGESEL DİNAMİKLER/BALKANLAR

Balkanlar çoğu zaman “Avrupa’nın Aşil topuğu” olarak kabul edilir. Oldukça karamsar olan bu bakış açısı yeniden tanımlanırken, bölgesel sahiplenme yeni bir yöntem olarak ön plana çıkmaktadır. Bölgedeki liderler, ortak sınamalara karşı ortak girişimlerde bulunmaktadır. Ticaret, ulaştırma ve enerji koridorları ile birlikte, yeni bağlar ve ortaklıklar istikrarı ve sosyo-ekonomik kalkınmayı artırmaya yönelik büyük fırsatlarla şekillenmektedir. Bu oturumda, bölgenin yeni dinamiklerinin tekrar gözden geçirilmesi ve ek işbirliği yollarının iç yüzünün anlaşılması hedeflenmektedir.

DOĞU AKDENİZ

Doğu Akdeniz havzası; siyasal sistemler, kalkınma düzeyleri ve kültürel geçmişler açısından çeşitlilik göstermektedir. Stratejik önemi haiz jeopolitik bir kavşakta yer alan Doğu Akdeniz havzası, sınamalara maruz kalmasına rağmen, fırsatlarla doludur. Değişken koşullar altında, bölgede gelişmiş diyaloğa ivedi ihtiyaç duyulmaktadır. Bu oturumun amacı, müşterek çözümler sağlayan diplomasiye yer açmaktır.

“AVRUPA İYİ İŞLEDİĞİNDE

Avrupa ciddi sorunlarla karşı karşıyadır: Bunlara aşırılıkçı eğilimler, yaşlanan toplumlar, ekonomik yavaşlama ve özellikle transatlantik ilişkiler açısından değişen jeopolitik manzara dâhildir. Brexit’in AB içindeki etkisinin, yakınlaştırıcı mı uzaklaştırıcı mı olacağı henüz bilinmemektedir. Genişleme süreci beklemeye alınmıştır. Kamunun AB algısının kötüye gitmesi, Güneydoğu Avrupa’nın istikrarsızlaşması ve Birlik ile Türkiye arasındaki bağların zayıflaması, bu durumun olası sonuçlarıdır.

Hatta AB'nin giderek temel değerlerinden uzaklaştığını iddia edenler de mevcuttur.

Bu panelde, yakın geçmişteki iyimser zamanlarda sürecin başında bulunan kilit isimlerin görüşleri alınacak ve her şeyin tekrar

BÖLGESEL DİNAMİKLER / AFRİKA

On yıllar öncesinden günümüze dek Afrika kıtasının öncelikleri değişime uğramıştır. Yoksulluğun ortadan kaldırılması, adil, barışçıl ve kapsayıcı toplumların teşvik edilmesi, çatışmaların barışçıl çözümü ve son zamanlarda terörle mücadele de dâhil olmak üzere, Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak, ana odak noktası haline gelmiştir. Bu oturumda, daha istikrarlı ve müreffeh bir Afrika için hangi adımların atılması gerektiğine ve uluslararası paydaşların bu hususta nasıl daha yapıcı bir rol oynayabileceklerine dair bir tartışmanın başlatılması hedeflenmektedir.

ÇOK ASYA’DAN TEK ASYA’YA

21. yüzyılın hiçbir tanımı, Asya’nın yükselişine değinmeden tam olmayacaktır. Yaygın olarak kabul edilen bu olgu, kullanılmamış potansiyelin meydana getirdiği çeşitli fırsatların yanı sıra, belirli sınırlamalar ve sınamalar da içermektedir. Bu oturum, Asya'nın entegrasyonu ve dünyanın geri kalanıyla olan uyumunun artırılması için siyasi, sosyal, ekonomik ve teknolojik beklentileri incelemeyi amaçlamaktadır.